Katlanır Bisiklet Genel Test

gökhan akyalçınSelam arkadaşlar. Bir süredir katlanır bisiklet sahibiyim ve bu bisiklet ile alakalı artık hatırı sayılır bir tecrübeye edindiğime inanıyorum . Artık sizlerle bu katlanır bisikletlerle alakalı edindiğim bilgi, tecrübe ve intibaları paylaşabilirim. Öncelikle bir katlanır bisiklete ihtiyaç duyma sebebim alışılmışın biraz dışında olabilir. İzmir’de çalışıyor bayram ve bazı tatillerde memleketim Ordu’ya gidiyorum. Uzun süredir memleketimde bisiklet sürmediğimi ve yaylalarda pedallamadığımı farkettim. Bundaki en büyük faktör özellikle bayram tatili başlangıç ve bitişlerinde oluşan yoğun yolcu trafiği ile birlikte Karadeniz otobüslerinin bagajlarında olağan üstü bir yük taşıma talebi olması. Bu nedenle bagajda bisikletimi taşıyacak yeterli alan bulamıyordum. Hatta o bagajın halini gördükten sonra bisikletimi muavine göstermekten bile utanır hale  geliyordum. Evet bu bisikleti taşımak yasal olarak hakkım fakat bayram zamanı ne kendimin ne de başkalarının tadını kaçırmamak adına üstelemiyordum. Evet sırf memleketimde bisiklet sürebilmek adına bagajda az yer kaplayacak bir katlanır bisiklet arayışına girdim.

qw0200

Karadeniz bagajı. Benim bisiklet derinlerde…

IMG_3128 kopya

Ülkemizde katlanır bisiklet denince akla gelen ilk isim Dahon. Daha yeni yeni Tern’ler piyasaya çıkmaya başladı. Decathlon mağazalarında B’twin marka nexus göbekten 7 vitesli güzel bir modeli de gözüme kestirmiştim. Hani katlanır almışken kitap gibi bir bisiklet olsun istiyordum. Az bakım isteyecek, her tarafı ayrı sallanmayacak bir bisiklet… Bu yüzden özellikle göbekten vitesli sistemler üzerinde duruyordum fakat bununda bisiklet fiyatına ciddi etkileri vardı. Bununla beraber elimden geldiğince alacağım bisiklette değişiklik yapmadan kullanabileceğim bir model bakmaya özen gösteriyordum. Sonuçta bazı parçaları nedeniyle alışılmışın dışında bisikletler. Amacıma uygun aksesuar bulabilmekte zorlanabilirdim ve bunun için yeterli vaktim yoktu…

Neyse sonunda ne kadar ekonomiye kaçsam da 2. el orta-üst deviye sayılacak bir Dahon marka bisiklet edindim. Açıkçası bisikleti ”az kullanılmış” diye almıştım fakat kargo bana ulaştığında bisikletin halini gördüğümde ”neden sıfır bisiklet almadım?” diye düşünmeden edemedim. Pedalları pert, sele borusu ve gidonun yükseklik ayarının yapıldığı borulardan içte olanları çizik içindeydi. Zinciri kalın bir yağ ile yağlanmış katlama mekanizmasında bulunan mandallarda yağ kalmadığından mandallar çok zor açılıp kapanıyordu. Kısaca bisiklet bakımsızlıkta ölüyordu. Hem bu sebepten hemde anlaştığımız halde yeni pedal, bisikletin fatura ve garanti belgesini göndermeyen arkadaşa selam olsun !

IMG_3136

Neyse pedal meselesini elimde olan shimano kilitli pedalları kullanarak çözdüm. Bu arada dayanamadım bir arkadaştan çok uygun fiyata sıfır Brooks B17 elma yeşili bir sele buldum ve hemen satın aldım. Bu seleyi de katlanır bisikletime taktım. Bisikletin tüm bakımlarını yapmam yarım günümü aldı ve 25 TL  tutarında temizleme spreyi v.s bakım ürünlerine gitti. Ki bakımı bisikletçiye yaptırsam muhtemelen ödediğim toplam para ile bir daha 2. ele ömrüm boyunca yönelmeyeceğim bir deneyim yaşamış olacaktım. Arkadaşa tekrar tekrar selamlarımı yolluyorum. Sayende bir daha kim olursa olsun gözümle  görüp denemediğim 2. el eşya satın almayacağım !

IMG_3176

Neyse seçim yaptığım bisiklet şehir içi kullanımına uygun, süspansiyonsuz, küçük ve ince tekerleri olan bir modeldi. Katlanır bisikletler de normal bisikletler gibi çeşit çeşit. Tur için olanı, dağ şartlarında kullanıma olanak tanıyan modeller, tandem modelleri gibi çeşit çeşit modelleri var. Kimi büyük teker kimi ufak teker, amacına göre yani…

Yazının şimdiye kadar olan kısmı ufaktan model seçimi ve 2. elde yaşadıklarım hakkındaydı. Bu arada satın aldığım bisiklet Dahon’un Mu P8 modeli. 20” teker çapına sahip, şehir içinde hızlı ve kıvrak hareket edebilmeye yarayan bir model.Yazım model üzerine değil genel olarak katlanır bisikletlerin kullanım alanları ve sürüş karakteristiği üzerine olacak. Bu yazıyı okuyan bir insan hangi katlanır bisikleti tercih edeceğine karar vermekten ziyade katlanır bisiklete ihtiyacı olup olmadığına karar verebilir…

Dipnot: Bundan sonra katlanır bisikletten kastım şehir içinde kullanıma uygun ufak teker çapına sahip katlanır bisikletleri kapsamaktadır.

IMG_3144

Katlanır bisiklete baktığınızda öncelikle küçük teker, ileriye uzanan gidon boğazının olmaması, küçük kadro ve sabit maşaya nazaran yetişkin insanların kullanabilmesi için aşırı uzun (ve kalın) sele borusu, dikine uzun gidon boğazı ilk dikkati çeken ayrıntılardı. Ha bi de pedallar katlanıyor ama biz o kısmını artık karıştırmıyoruz !

IMG_3140

Bisiklete binmek normal mtb ve ya yol bisikletlerine nazaran daha kolay. Kadronun ayağınızı aşırtmanızı gerektirecek üst boru (ki aslında zaten tek boru geçiyor) çok aşağıda yer alıyor. Böylelikle katlanır bisikletlere binmeniz için bacağınızı biraz kaldırmanız yeterli oluyor.  Hop bisiklet üzerindeyiz. Gidonu tutup pedal basıp hem ilk hareketi sağlıyor hem de seleye yerleşiyoruz. İlk bindiğimizde önce gidonu hızlıca bir sağa bir sola sallıyoruz. Denge bir acayip geliyor. Denge zor demiyorum acayip ! Bunun en büyük nedeni, normal bisikletlerde alışık olduğumuz ileriye uzanan gidon boğazının olmayışı. Bu parçanın bisiklet sürüşüne etkisi şu şekilde. Gidon boğazı ön teker hareketini yumuşatır. Gidondan verdiğimiz tepkiyi teker yola daha yumuşak aktarır. Bu sayede bisiklet sürüşümüz daha akıcı ve yumuşak manevralarla sağlanır. Özellikle yüksek süratlere çıktığımızda daha güvenli ve konforlu bir sürüş gerçekleştirebiliriz. Öne uzanan gidon boğazı olmayınca da tam tersi. Daha az kuvvet ile daha keskin dönüşler yapabilmek… Bu da düşük hızlarda keskin manevralar yapabilmemizi sağlıyor. Yüksek hızlarda ise tam tersi çok olay dengemizin bozulmasına neden oluyor ki süratli iken tek eli bırakmak bile çok tehlikeli oluyor. Gidon aşırı hassas oluyor.

IMG_3164

Dedik ileri uzanan gidon boğazı yok yani bisikleti epey dik bir sürüş pozisyonunda kullanıyoruz ve bisiklete binmek için bacağı aşırtmak çok kolay. Yani işe giderken birebir bir bisiklet. Kumaş pantolonunla ve ya günlük kıyafet ile bu tip bisikletleri rahatlıkla kullanabilirsiniz.

IMG_3137

Bir başka konu ise mtb bisikletlerine nazaran yere yaptığı daha dik maşa konumu. Bu da gidon boğazında bahsettiğim ile aynı sürüş karakteristiğine sebep oluyor. Düşük hızlarda mükemmel bir manevra kabiliyeti.

Bir de küçük teker durumu var. Benim kullandığım model 20” teker çapına sahip bir de 16”leri var. Tatlı tabağı kadar :) (Bkz. Barkın Bayoğlu)Küçük tekerin gözle görülür avantajı, bisikletin katlandığında daha az yer kaplaması olarak karşımıza çıkıyor. Bir de yine sürüş karakteristiğine etkisi var elbet. Tekerleklerin küçük olması durağan halden çok daha hızlı bir ivmelenme ile belirli hızlara daha çabuk çıkılmasına olanak tanıyor. Tabiri caizse çok iyi kaçıyor bu aletler :) En sonunda bu sürüş karakteristiğini tek vücutta toparlayacağım.

qw0204

Küçük tekerin bir de dezavantajı var elbet. Engel aşma dirençleri daha düşük. Yani bir çukur ile karşı karşıya geldiğimizde çok daha dikkatli olmunmalı. Bozuk satıhlarda yol almak pek akıl karı değil. Arazide iyi kötü gidiliyor fakat gerekmiyorsa dağa taşa gitmek hiç mantıklı değil.

IMG_3161

Viteslere de biraz değinmek lazım. Benim kullandığım modelin arka vites attırıcısının tasarımı daha önce gördüklerime pek benzemiyordu. Özellikle kısa kasa yapısı ve kısa bacak dikkatimi çekti. Teker küçük olunca haliyle yerden ve ya etraftan gelebilecek darbelerden attırıcıyı sakınabilmek için attırıcıyı yapı itibari ile mümkün mertebe kısa dizayn etmişler. Bununla beraber grpshift çevirmeli diye tabir ettiğimiz vites kolu ile beraber tahminimden çok daha net ve seri vites geçişleri ile karşılaştım. Bir anda kafamdaki o göbekten vitesli sistemin gerekliliği silindi gitti. Yahu mtb-tur bisikletimdeki xt sistemden çok daha seri ve net vites geçişlerim oldu bir anda. Kısaca en azından benim kullandığım sistemin viteslerinden son derece memnun kaldım. Bu arada kullandığım vites ters yay. Önemli bir ayrıntı…

IMG_3157

Bu arada bu bisikletlerde genelde ön vites bulunmuyor. Yani aynakol tekli. Şehir kullanım şartlarında yeterli. Bu sade yapı ve tek elden vites kontrolü epey keyifliymiş. Yükünüz yok ise orta ölçekli, uzun sayılmayacak rampaları pek zorlanmadan çıkabiliyorsunuz. Fakat rampa uzun ise ve ya giderek dikleşiyorsa boncuk boncuk terlemeye hazır olun. Çıkış daha da uzayınca pes edip elde taşımaya başlıyorsunuz :) Eğer bol inişli-çıkışlı bir şehirde yaşıyorsanız ön aynakolu en azından 2′li yol aynakolu ile değiştirebilirsiniz. Tabii o zamanda bisikletin sadeliği ve basitliği bir miktar azalacak.

gökhan akyalçın

Eveet şimdi bu parçaların genel olarak sürüş karakteristiğine etkilerinden bahsedelim. Ne dedik gidon boğazı yok, dik alın açısı ve küçük teker. Bunlar bize düşük hızlarda müthiş bir manevra kabiliyeti sağlıyor. Bu sayede şehrin en trafiği kilitlenmiş yollarında bile dar manevralar yaparak araçların arasından geçebilip, ard arda duran iki aracın arasından geçerek şerit değiştirebilirsiniz.

Küçük tekerler ile ağırlık merkezi oldukça aşağıya çekilmiş. Yine düşük hızlarda denge çok iyi. Manevra kabiliyeti ile birleşinde yürüme hızında bile rahatsız olmadan, ayağınızı yere koyma ihtiyacı hissetmeden pedal çevirebiliyorsunuz. Nerede lazım bu? Trafik iyice kilitlendi. Bisiklet ile kaldırıma çıktınız. Ara sıra kaldırımın dar olduğu yerlerde yayaların arkasına takıldınız. Onlarla aynı hızda gidebiliyorsunuz. Hatta yine yürüme hızında yayalar ile omuz omuza gidebiliyorsunuz. Bunlar önemli ayrıntılar…

Bisikletin sürüş pozisyonu epey dik dedik.. Bunun da denge ve konfora önemli katkılar sağladığını belirtelim… Kadro normal bisikletlere göre biraz daha kısa. Bu da bisikletin manevra kabiliyetini arttıran bir başka önemli etmen.

Küçük teker dedik, seri vitesler… Şu şekilde açıklayalım. Şehir içinde trafiğin yoğun olduğu zamanlarda diğer otomobil ve motorlu taşıtlar ile çok yakın temas halinde oluyoruz. Bisiklette yüksek manevra kabiliyeti ve çabuk hızlanma önem kazanıyor. İşte bu yüzden araçlar herhangi bir sebepten dolayı durağan halden harekete geçtiğinde onlardan çok daha çabuk bir şekilde hızlanıp güvenli şeridinize geçmemiz gerekir.

Örnekleyelim. Bisikletliler en sağ şeritten gider. Dolmuş ve belediye otobüsleri de yolcu indirip bindirmek için genelde hep sağ şeridi işgal ederler. Biz sabit bir hızda yol alırken onlar hızlanıp bizi geçer, ileride yolcu almak için durur ve şeridimizi işgal etmiş olurlar. Burada iki ihtimal vardır. Birincisi paşa paşa yavaşlayıp ve hatta durarak öndeki yolcu alan aracın hareket etmesini beklemek ve aracın kalkışı esnasında bol bol egzoz gazı yutmak… İkincisi ise şeridimizi işgal etmiş olan araçtan kurtulabilmek için şerit değiştirip sollamak için yeterli mesafemiz var ise sol şeridi kontrol edip, şerit boş ise sola çıkarak yolcu alan aracı geçip hız kaybetmeden yolumuza devam etmek. Burada da iki ihtimal vardır. Birincisi ve iyimser olanı dolmuşu sorunsuz geçer ve yolumuza devam ederiz. Kötümser ve bol bol başımıza gelen  ihtimal ise sol şeride çıkıp aracı sollar iken araçyolcu indirme bindirme işlemini bitirip hızlanmaya başlamıştır. Burada da ihtimaller ikiye ayrılır. Birincisi dolmuş kısa sürede bizim hızımızı geçer ve biz dolmuşu sollayamadan o bizi geçer ve sap gibi sol şeritte savunmasız kalırız. (Halbuki iki saniye müsaade etseler sorunsuz geçiş işlemini tamamlayıp mutlu mesut yolumuza devam edeceğiz) Bir diğer ihtimal ise aracın bizim hızımıza ulaşmasına fırsat vermeden bisikletle atak yapıp en kısa sürede aracı geçerek tekrardan sağ şeride kaçmak. Hele körüklü bir otobüsü solluyorsanız bu gerilim iyice artar. Bir yandan çok daha yavaş hızlanan bir araç fakat diğer yandan çok daha uzun bir araç. Onun geçmesini beklemek ayrı dert, onu geçmek ayrı dert. İşte bu noktada küçük teker ile hızlı bir şekilde ivmelenerek hız kazanabildiğimizden ve seri vites geçişleri ile bu hızlanmayı destekliyebildiğimizden dolayı bu sol şeritte arada kalma olayını yaşama ihtimalimiz çok daha az.

IMG_3185

IMG_3186

IMG_3188

qw0202

Bir de bu bisiklet katlanıyordu değil mi? :) Herkes bu kısmını bildiği için en sona bıraktım. Neyse ondan da bahsetmeden geçmeyelim. Bu katlanma mevzusunda firmaların çeşit çeşit tasarımları var. Bendeki model en bilindiklerinden. Seleyi indir. Gidonu yukarı çevir, gidon boğazını ikiye katla, kadroyu ortadan ikiye katla, bitti gitti… Bu olay eli alışkın biri için ortalama 15-20 saniye kadar zaman alıyor. Ha bir de pedallar orijinal ise onlarda katlanıyor. Benim kullandığım spd pedallar zaten normal pedalın katlanmışı kadar dışarıya çıkıntı yaptığından dolayı sorun olmuyor.

qw0200

qw0202

Bisikleti katladık artık otobüse mi binersiniz, trene mi binersiniz, taksiye mi koyarsınız, çalışma masasının altına mı yerleştirirsiniz orası size kalmış. Yalnız halen ülkemizde oturmamış anlayışlar var. Güvenlik görevlilerinin bisikleti çeşitli toplu ulaşım araçlarına alınmamasının mantığını anlamış değiller. Sanıyorlar ki bisiklet olduğu için alınmıyor. Hayır efendim hacmen araç içinde fazla yer işgal ettiğinden dolayı alınmıyor.  Şimdi gidip bisikletin metro v.b. toplu ulaşıma alınmasının külliyen yasak olduğuna inanan bir güvenlik görevlisine gidip bu bisikletin bu amaç için üretildiğinden, araç içinde sorun çıkarmadığından v.b. bahsetseniz de alacağınız tek cevap ”yassah!”  olacaktır. Elbette uzun uğraşlar sonucu bisikletinizi katladıktan sonra bir şekilde o araca binersiniz fakat olan sizin sinirlerinize ve boşa geçen değerli zamanınıza olur. Ola ki yol güzergahınızda bu çeşit arıza çıkarabilecek durumlar var. Bir de katlanır bisiklet için çanta almanızı öneririm. Böylelikle güvenlik bisikletinizi bir bavul olarak görecek ve sorunsuz gişeden geçeceksiniz. Şu satırları yazmak bile çok komik fakat maalesef ülkemin acı halleri…

qw0203

Eğer yolda adım atacak kadar bile boş yeri kalmamış, keşmekeş bir trafiği olan  metropolde yaşıyorsanız, ulaşım ağınızda mecburen otobüs,metro ve banliyö trenler gibi normal şartlarda bisikletin alınamayacağı toplu ulaşım araçlarını kullanmanız gerekiyorsa, herşey bir yana iş yerinize bisiklet ile ulaşıyor fakat, iş yerinizde bisikletinizi koyabilecek güvenli ve yeterli bir  alan yok ise bu bisiklet sizin sorunlarınıza derman olacak nitelikte diyebilirim.

qw0201

Katlanır bisikletlerle alakalı benim genel tanımım şu. Büyük nüfuslu metropol kentlerde ulaşımın İsviçre çakısı. Çok fazla fonksiyonu var ve az yer kaplıyor.

IMG_3172

Bu bisikletler performans bisikletleri değil. Bu yüzden gerekmedikçe öyle ayağa kalkıp depar atarak kullanılacak yapıda değiller. Zaten bunu denediğinizde bisikletin size verdiği tepkilerden bunu anlayacaksınız. Gidon daha da hassaslaşıp altınızdaki bisiklet dengesizleşecek, bununla beraber aşırı uzun gidon boğazı yapısı nedeniyle gidonun esnediğini fark edeceksiniz. Korkmanıza gerek yok öyle normal şartlarda kırılabilecek yapıda değiller. Gayet sağlam parçalar. Hatta bu bisikletin katlanan bölümleri bende hep ön yargıya sebep olmuştur. Acaba kırılır mı? Ya da en azından zamanla gevşeme, sallanma gibi bir sorun çıkarır mı? Cevap Hayır ! Bunu yapan mühendis arkadaşlar iyi iş çıkarmışlar. Tüm eklemler kitap gibi yerine oturuyor ve öyle gevşeyip sallanacak bir yapıda değiller.

IMG_3169

Fakat bu fazla eklemli yapının getirdiği bir bakım mevzusu var. Özellikle yağışlı sürüşlerden sonra bu eklemli, değişken mesafeli parçaların mekanizmalarını temizleyip gerekli yerlerini yağlamak gerek. Aksi taktirde çok kısa bir sürede bisikletinizden gıcırtılı sesler gelir ve artık bisiklet eskisi kadar rahat katlanmaz ya da kurulamaz.

528703_10151116163403422_661316290_n

Mühendis arkadaşlar bazı dezavantajları avantaja çevirmek adına epey çalışmışlar. Mesela küçük kadroya yetişkin sürücülerin binebilmesi için uzun ve kalın bir sele borusu kullanmışlar. Bu sele borusunu değerlendirmek maksadıyla bazı modellerde biologic firmasının içine hava pompası entegreli sele boruları bulunuyor. Yani yanınızda pompa taşımaya gerek yok zaten üzerinde var. Sadece yama seti taşımanız kafi. Pompa da gayet başarılı. Sistem kurulduğunda bir ayak pompasına dönüşüyor. Kaliteli malzeme ve kaliteli işçilik göze çarpıyor. Hava haznesi geniş, zaten 20” tekerin iç hacmi de az olunca bu pompa ile çok kısa sürede tekere hava basılabiliyor.

qw0201

Şehir içi kullanım için çok uygun dedik. Araziye de mümkünse girmeyelim, mecbur kaldığımızda da çekinmeyelim dedik. Peki bu bisikletle tur yapılır mı? Eveeet bu önemli bir konu. Kısaca tur yapılır mı? Evet. Önerir misin? Hayır :) Peki neden? Açıklayalım:

Öncelikle yapılacak olan turun karakteristiği buradan önemli rol oynuyor. Bozuk satıhlı yollarda kullanılacak bir bisiklet değil. Bunda küçük teker çapı ve sabit maşa önemli rol oynuyor. Bunun dışında temiz asfalt yollarda keyifle yol alınabilir. Gidon hassasiyetine zamanla alışılıyor. Fakat bu sefer normal bisiklete geçtiğimizde gidonun ağır döndüğünden şikayet edebilirsiniz :) Bir de küçük tekerle yol mu biter gibi bir ön yargınız var ise küçük tekerin (en azından 20” tekerlekler için) yol almada çok göze batan bir dezavantaj ohissetmedim. Çukurlara ve engellere daha fazla dikkat etmemiz gerek o kadar…

Dik sürüş pozisyonu bir tur bisikletinde aranan önemli özelliklerden birisi. Burada katlanır bisikletler bizim ihtiyacımızı karşılayabiliyor.

IMG_3191

IMG_3157

Benim bisikletin arkasında ufak bir bagaj var. Epey de sağlam bir yapısı var. Fakat maksimum 3 kg yüke izin vermiş firma. Sebebini çözemedim… Orjinalinde gelen bagaja yan çanta takamıyorsunuz. Taksanız bile kadro kısa olduğundan dolayı pedal çevirirken çantalar topuğunuza çarpıyor. Bu sorunu çözmek için çantayı daha geriye konuşlandırabileceğiniz ve yüksek bir bagaj takmanız gerekecek. Muhtemelen uydurma aparat falan da gerekecek.

Bu arada katlanır bisikletinize takacağınız her aksesuarın, bisikletin katlanma fonksiyonunu engellemediğine ve ya zorlaştırmadığına dikkat edin. Aksi halde bisikletin yarı fonksiyonunu kullanamaz hale getirmiş oluyorsunuz.

579472_363911023697263_1187567330_n

527315_364789220276110_1044136269_n

Diyeceklerim bu kadar. Umarım katlanır bisiklet almak isteyip kullanım amacına uygunluğu konusunda şüpheye düşen arkadaşları bir nebze olsun aydınlatabilmişimdir.

Not: Fotoğraf çeşitliliği için Kemal Öztorun, Eda Dönmez, Gökhan Akyalçın ve Can Çavuş’a çok teşekkür ederim.

Not 2: Ne kadar uğraşsam da zaman yetersizliğinden dolayı tam olarak kafamda şekillendirdiğim çalışmaları sizlere aktaramıyorum. Katlanır bisiklet ile sıkışık bir trafikte çekilmiş bir kaç foto ve ya yukarıda bahsettiğim durumları yansıtan bir kaç video örneği yayınlayabilmeyi çok isterdim. Elimde bir de çeşitli olumsuzluklardan ötürü bir türlü tam istediğimiz gibi çekemediğimiz bir tanıtım videosu var. Onu da olduğu  kadarı ile yakın bir zamanda sizlerle paylaşacağım…

İlginizi Çekebilir:

  • samet

    harika bir çalışma olmuş. Teşekkürler…

  • yüksel

    Ben de ikinci bisiklet olarak katlanır bisiklete geçmek istiyorum. 20″ katlanırların küçük boyutlardan biraz ödün vererek 26″ tern katlanır bisiklet almayı düşünüyorum.

    • Enes

      Selamlar,
      26” katlanır bisiklet hiç kullanmadım. Yakından da inceleme fırsatım olmadı. Muhtemelen sürüş karakteristiği biraz daha farklıdır. Şehiriçi kullanacaksanız öncelikle 20” modeli bir test etmenizi öneririm. Muhtemelen küçük teker çapından biraz çekinceniz var. Önce bir deneyin ona göre karar verin derim…

  • Mustafa BERK

    Merhaba,

    Çok güzel bir çalışma olmuş. İçerik ve anlatım mükemmel, elinize sağlık. Katlanır bisikletlere ilişkin kaynak gerçekten çok az. Ben de araştırdım, araştırmaya devam ediyorum.

    Sahil şeridi vbde kullanmak için almakla beraber Polonezköy, belgrad gibi lokasyonlarda da kullanılabilirliği önemli. yazıdan , sınırları zorlamadan ve dikkatli kullanıldığında problem yok demişsiniz, ben de öyke tahmin ediyordum.

    Bütçe vbden dolayı, genel olarak da hoşumuza gittiği için Bianchi katlanır isiklet 20” (2013) almayı düşünüyoruz. Bu bisiklet hakkında bir görüşünüz var mı?

    • Enes

      Selamlar,
      Yazıda da sadece kullandığım katlanır bisikletten yola çıkarak detaylar vermemle beraber marka-model testi yapmaktan kaçındığımı fark etmişsinizdir. Yukarıda yazdığım tecrübeler tek bir modeli kapsamakla beraber neredeyse tüm katlanır bisikletleri kapsayan genel bilgilerdir. Diğer modeller hakkında maalesef özel bir bilgim ya da tecrübem yok.

  • Uğur

    Enes bey çok güzel yazmışsınız. Çok önemli bir eksikliği çok güzel bir şekilde tamamlamışsınız. Tebrik ederim.

  • http://www.oguzerol.com Oguz Han Erol

    ben sizin kadar ayrıntılı olmasa da bugün aldığım b’twin tilt 9 bisikleti için bir başlangıç yazısı yazdım ve zamanla aynı sayfada geliştirmeyi düşünüyorum, verdiğiniz detaylı bilgiler için teşekkür ederim :) http://www.oguzerol.com/2013/04/btwin-tilt-9.html

  • Burcu

    Çok güzel bir inceleme yazısı olmuş, ellerinize sağlık. Katlanır bisikletimi (Dahon Ciao D5) geçen yaz aldım, aldığımdan beri de keyifle sürüyorum, diğer büyük boy bisikletimi bir kenara attım. İlk başlarda bisikletin küçüklüğü nedeniyle bana da görüntüsü ve sürüş konforu garip geliyordu ama 10 saniyede katlayıp vapura/otobüse atlama lüksüne alışınca vazgeçilmezim oldu. Her geçen gün sayısı da artıyor, insanların hoşuna gitmeye başladı, durdurup nasıl bir şeymiş bu, nereden aldınız ne kadar aldınız sorularını sıklıkla duyuyoruz. Bön bön bakıp laf atan insanların da zamanla azalacağını düşünüyorum :) Dahon diğerlerine göre biraz daha pahalı ama katlama aksamlarının sağlamlığı nedeniyle tavsiye üzerine başımın ağrımaması için bu markayı tercih ettim. Sahilde bir gün sürerken 3 senedir Dahon kullanan biriyle konuştuk, şu ana kadar sürekli kullanmasına rağmen tek bir sorun yaşamadığını anlatınca bir kez daha mutlu oldum. Bisikletinizi güle güle kullanın. Katlanan bisiklet gezileri düzenleyelim, bisiklet kardeşliği büyüsün :)

  • ulas

    Merhaba.cok guzel bir yazı olmuş.Meksika’da yaşıyorum ve inanın buranın trafigini görseniz İstanbul’da yaşadığınıza şükredersiniz :) sanırım Tern marka bisikletler Türkiye de resmi olarak satılmıyor..Ben özellikle 20′ tekerleri ve diğer markalara göre daha uygun fiyatlı olmasından dolayı tern link D8 modeline takıldım..bilginiz var mı?tavsiye eder misiniz?Bisikletimi alıp TR ye geldiğim ilk tatilimde herhangi bir organizasyona katılmak isterim…Teşekkürler :)

    • Enes

      Selamlar,
      Tern bisikletler Türkiye’de resmi olarak satıldığını biliyorum. Bisiklet marka modelleri hakkında yorum yapmaktan kaçınıyorum. Ona keza zaten çok ilgi alanım oldukları söylenemez. Ben daha çok sahip olduğum katlanır bisiklete bindiğimde yaşadığım deneyimleri aktarmaya çalıştım.

  • mustafa

    merhabalar,
    keyifle okunan bir yazı olmus, elinize saglık.
    bu bisikletlere cocuk koltugu takılabilir mi sizce? agırlık merkezi 26″ lere gore fazlaca arkada olacagından tehlike yaratabilir mi? ayrıca kadro yerine ancak sele borusuna takılabilecegi icin sıkıntı yaratır mı dersiniz?
    tesekkurler.

  • Gokhan

    Selam, çok guzel bir yazi olmus. Emeginize saglik. Ben de gecen kistan bu yana katlanir bisiklet bakiyordum. Nihayet katlanir bisikletler ulkemize gelmeye basladi Mayis ortasi itibari ile. Ancak hayal kirikligina ugradim cunku cok sinirli sayida modeli getirtmisler. Nedenini anlayamadim. Mu-p8 ve Link p9 modelleri gelmemis bu sene. Buyuk ihtimal ile yurt disindan siparis vermek zorunda kalacagim :( Umarim en kisa surede ulkemizdeki katlanir bisiklet modelleri cesitlenir.

    • Enes

      Selamlar,
      Maalesef ülkemizde bisiklet çeşitliliğine çok önem verilmiyor. En azından alternatif bisikletlerde bu durum böyle. Ben de katlanır bisiklet alma araştırmalarımda bu stok sorunuyla ilgili epey sıkıntı yaşamıştım.

  • Mustafa

    Çok yardımcı bir paylaşım olmuş gerçektende. Benimde iki arkadşım katlanır bisiklet kullanıyorlardı fakat kısa bir süre kullanıp bıraktılar. O nedenle bütün hafta sonumu forumlarda dolaşarak geçirdim. Bende ikinci el bir bisikletten korktuğum için mağazadan aldım. Çıta çok yüksek bu bisikletlerde. 450 liradan 2500 lira ya kadar ucu açık bi yelpaze. Carraro nun 650 liralık bir modelini aldım. Fakat kafamdaki en büyük soru işareti şu. Bende izmirde yaşıyorum katlanır tercihimin sebebi yorulunca veya daha uzak yerlerde bisiklet keyfini sürmekti. Otobüs, Metro veya İzban da sorun yaşıyormusunuz.

    • mustafa

      bırakan arkadaslarınız satmayı dusunurler mi? :)

  • Atilla

    Selamlar,Enes bey yazınız çok güzel olmuş emeğinize sağlık,bende 1 hafta önce ikinci el vitesse d5 aldım,göbekten vitesli,bisikletle ilgili tespitlerinize katılıyorum,şuan bozuk yolları olan biryerdeyim,Yaz tatilinde Bursada kullanmayı düşünüyorum,yokuşlu bir semtteyim,şehir içinde araçların arasında zor olacak sanırım..

  • yusuf

    Bi solukta okunacak, macera romanı gibi mübarek :)
    Enes Bey, elinize sağlık.. Çok güzel çalışma..

  • GÜVEN SAÇAK

    iyi günler bende 20”katlanır bisiklet sahibiyim bisiklet arkası romork un markası nedir ve 20”e uyumu nasıl sağlanmıştır konu ile ilgili beni aydınlatırsanız sevinirim

    • Enes

      Selamlar,
      Benim sahip olduğum römorkun seri üretimi yok. 4 adet yapılmıştır. Fakat alacağınız herhangi bir römork 20” bisiklet için özel bir tasarım gerekeceğini sanmıyorum. Direk alıp takabilirsiniz…

  • ulaş

    Katlanır konusunda güzel bir inceleme yazısı eksikliği çoktu sayenizde çok faydalandık teşekkürler.

  • GÜVEN SAÇAK

    İyi günler tekerlekli taşıma aparatı(romork) hangi marka ve montajı nasıl yapılıyor

    • Enes

      Selamlar,
      Bende bulunan romork ozel yapim. Suan satisi bulunmuyor. Bisiklete olan baglantisi arka teker mili yerine takilan ozel bir aparat ile saglaniyor.

      Turk mali mamut marka romorklar var. Arastirin derim…

  • Murat KARA

    Merhaba Enes,
    Her zamanki gibi kaynağı az bulunan ve bir çok insanın kafasında soru işareti bırakan bir konuyu daha aydınlattığın için ben de çok teşekkür ederim.
    Bir katlanır sahibi olmak istiyordum aslında ve endişelerim vardı. Neredeyse aklıma takılanların tamamına yanıt vermişsin.
    Tekrar teşekkürler.

  • serdar

    Bilgi paylaşımınız için teşekkürler. Ben de sıfır Dahon D7 siparişi verdim. Bugün yarın elime geçer. Normalde dağ bisikletim var ama katlanır bisikletin zevki bir başka… Antalya’dan selamlar…

  • Erol Doğan

    güzel aktarımınız için teşekkür ederim.

  • Şenay

    elinize sağlık..çok aydınlatıcı bir yazı olmuş…bunu tur bisikleti olarak kullanabilir miyim diye düşünüp, duruyordum..

    • Canavar’ül Velosipet

      Selamlar,
      Kısa solukluk turlar yapabilirsiniz fakat turun şartları zorlayıcı olmamalı… Yine de mecbur kalmadıkça katlanır bisikletle tura çıkmayı önermiyorum.

      Uzun soluklu turlar için aşağıda linkini verdiğim siteden konu ile alakalı fazlasıyla bilgi edinebilirsiniz. Tavsiyem bu site üzerinde derinlemesine araştırma yapmanız…

      http://seyrupedal.com/

  • Doga

    Dahon vitess D7 modeli hakkinda fikriniz nedir digerlerine kiyasla ?

    • Canavar’ül Velosipet

      Selamlar,
      Yazının da başında belirttiğim gibi bu test katlanır bisikletleri etraflıca ele alan bir testtir. Katlanır bisikletin her modelini ayrıntılı inceleyip test etme imkanım olmadığından karşılaştırma yapmam doğru olmayacak.

  • Sıtkı Sıyrıl

    Tebrikler, ifade gücünüz ile yağ gibi kayıyor yazı :)

  • Ugur Özer

    Güzel bir yazı teşekkürler.

  • Yasar ozdmr

    Ya Kardesim ben hem gezmek işe gitmek icin günlük 20 veya 30 km iş yeri sence alınmalımı yoksa düz bisikletmi alınmalı

  • commuter

    Bende şu an Tern Link D8 var, daha önce de Tern Link C7 vardı, üç yıldır Ankara’da işe bisikletle gidip geliyorum (11 km gidiş, 11 km dönüş), bu süre zarfında katlanabilir bisikletleri bayağı bir tecrübe etme fırsatı buldum, yukarıda katlanabilir bisikletle ilgili olarak tüm yazılanlara katılıyor ve onaylıyorum, ayrıntılı ve çok iyi kaleme alınmış bir yazı, bilgi paylaşımı ve emek için teşekkürler…

Gps Destekli Cihazlar İçin Güneş Patlama Durumu

Instagram


Arşiv