Gezgin Pedallar Seyr-i Muğla Bölüm 2

18 Ekim 2011

Dünkü yağmurun ıslaklık hissi ve yorgunluk hissini sıcak ve yumuşak bir yatakla atıyoruz. Sabah bizi çok güzel bir hava karşılıyor. Herkes kendi zevkine göre kahvaltı ediyor. Arkadaşların çoğu Kadın Azmağında  bulunan azmak Restorant’ta  süper bir serpme kahvaltı yapıyor. Gürkan’la ben dünkü yemek yediğimiz yere gidip kahvaltı yapıyoruz. Gittiğimiz yer yolumuz üzerinde olduğu için acele etmemiz gerekmeden rahat rahat kahvaltımızı yapıyoruz. Menemen+çay. Peşinden nar suyu…

Akyaka – Köyceğiz

Arkadaşlarda kahvaltılarını yapıp yola çıkıyorlar. Yoldan biz de dahil olup devam ediyoruz.

Akyaka’dan aramıza dahil olan arkadaşlarla beraber sayımız 20 kişi oluyor. Açıkçası sayının ne kadar fazla ya da az olduğunun benim için pek bir önemi yok. Beraber olduğumuz arkadaşlarla iyi vakit geçirelim yeter.

Yol gayet güzel. Trafik yok ve doğayla iç içe bir yol.

 Hepimiz Canavar’ız :)

 Tekrardan ana yola çıkıyoruz.

 Köyceğiz’e vardığımızda sahilden kamp alanına doğru ilerliyoruz.

 Kamp yerimiz.

Öğlen yemeği için arkadaşların çoğu kent içinde güzel ev yemekleri yapan bir mekan buluyorlar. Gürkan’la ben uzun süredir kamp yapma özlemi ile beraber kendi yemeğimizi pişirmeyi tercih ediyoruz.

 Menüde ton balıklı, tane mısırlı makarna var :)

Akşam yemeğinin ardından muhabbet daha da çok sarıyor. Özellikle Kevser’in gruba dahil olmasının etkisi çok büyük :)

Yol Verileri:

Toplam Mesafe: 45 km

GPS Verisi: Gps cihazınıza yükleyeceğiniz dosyayı buradan indirebilirsiniz.

Harita Bilgisi:



 Köyceğiz – Dalyan

19 Ekim 2011

Sabah kampta uyanmak gibisi yok. Arkadaşlar yine kahvaltı için bir mekan buluyorlar Gürkan’la ben Menemen yapıyoruz :) Keyfimiz iyice tavan yaptı.

Pişirme işlemini çabuklaştırmak için ocaklarımızın ikisinide kullanıyoruz. Menemen cidden güzel olmuştu.

 Yola koyuluyoruz. Bir süre deniz seviyesinde yol aldıktan sonra tırmanışa geçeceğiz.

 Tırmanıyoruz. Tırmandıkça manzaramız güzelleşiyor.

 Su molası veriyoruz.

 Kevser’in Canavar gülüşü :)

Yol üzerindeki Sultaniye Kaplıcaları’na giriyoruz. Çamur banyosu yapacağız ama çok pis kokuyor. Kükürt koktuğunu söylüyorlar fakat Gürkan’la ben bu kokunun bok kokusu olduğuna eminiz :) Ama yine de hem meraktan hem de adet yerini bulsun diye o çamura giriyoruz. Cihaz abi de bizi iyice havaya sokuyor :) Sonra Köyceğiz Gölü’ne giriyoruz. Su bizi kaldırmıyor, batıyoruz. Yahu bu su tatlı? Biz kendimizi denizde sanıyoruz. Sonradan haritadan baktığımızda meğerki göle girmişiz :) Sonrasında sıcak su havuzuna girip keyif yapıyoruz. Sıcak su havuzundayken dışarıdan birisi Gürkan’ı tanıyor. Sonrasında havuzda bulunan başka bir bayan da Gürkan’ı yaptığı turdan ötürü tanıdığını söylüyor ve muhabbet başlıyor. Dünya küçük… Bu bayan da çamur havuzu ile ilgili çarpıcı bilgiler veriyor ! Geçmişten günümüze gelen çamurlu su artık eskisi kadar yoğun olmadığından keçi boku ile takviye yapılıyormuş. Pek iğrendiğimizi söyleyemeyiz. Emindik çünkü :) Para ile boka da girmedik demeyiz :) Bu kaplıcadaki işletmede çoook gecikmeli olarak pidelerimiz de geliyor karınlarımızı doyuruyoruz.

Tüm arkadaşlar Horoz Köyü’ne geçip oradan teknelerle karşı tarafa yani Dalyan’a geçiyor. Gürkan’la ben yolun devamında bir antik kent olduğunu ve oradan da Dalyan’a tekneler ile geçilebileceğini öğreniyoruz. Daha havanın kararmasına daha çok var. Önümüzde biraz uzun sayılabilecek bir rampa varmış ama sorun değil. Ki rampa biz yorulmadan pedallarımızın altından akıp gibiyor.

Rampanın iniş kısmındayken bir kız çocuğunun tatlı ısrarlarına dayanamayarak nar suyu alıyoruz. Ne güzeldir ki ilk satışı bize yapmış. Ticaret hayatında başarılar diliyoruz :)

Antik kentimize varıyoruz

Kaunos

Burada müze kartı çıkartıyorum. Daha önceden Hatay’ın merkezinde dünyanın en büyük 2. mozaik müzesinde müze kart çıkartamamıştım ! Geçici müze kartı alabilmiştim ancak… Daha kırsal bir alanda müze kartı çıkartınca şaşırıyorum. Fakat bu durumdaki en büyük etken müze ve ören yerlerinin satış noktalarının özelleştirilmesi. Biz uygulamadan memnun kaldık.

Önce aylak aylak dolaşıyoruz. Sonra çevrenin krokisinin bulunduğu ve kenti gezmek için uzun ve kısa olmak üzere bir kaç rota alternatifinin sunulduğu bir tabelayı inceliyoruz. Tamamını dolaşmaya kalksak 3-4 saatten önce bitiremeyeceğiz. Başta gözümüz korkuyor ama orayı gez, burayı gez, burayı gezmişken gel şurayıda bakalım derken bir bakmışız bakılmadık taş altı, köşe, yapı falan kalmamış.

 Kaunos tiyatro

Antik kentle alakalı çok fazla bilgi ve görsel vermiyorum.  Antik kentler serisi içinde, ayrı ve özel bir yazı ile sizlerle paylaşacağım.Kısaca biz antik kenti  çok beğendik. İyi ki gezmişiz. Keşke diğer arkadaşlarda gelseydi.

 Dalyan’ın karşısında bulunan meşhur kaya mezarları

Karşımız Dalyan. Bizi karşıya geçirecek tekneyi beklerken birer gözleme yiyerek açlığımızı gideriyoruz.

Kişi başı 2.5 TL’ye bisikletler dahil karşıya geçiyoruz. Arkadaşlar çok güzel bir kamping hizmeti veren işletme bulmuşlar. Yol tarifi ile kısa sürede buluyoruz. Çadırımızı kuruyoruz. Akşam muhabbet çok iyiydi. Gürkan’ın yol anılarını dinleye dinleye kahkahalara boğuluyoruz.

 Saat geç olunca çadırlarımıza çekiliyoruz. Kamp alanının yılışık kedilerinden biri benim çadırın bagajını kendine yuva yapmış :)

Ertesi gün Marmaris’ten Dalyan’a 3 günde geldiğimiz yolu yarım günde geri gidiyoruz. Bir sonraki gün Karya Sahilleri Turu’na katılacağız.

Yol Verileri:

Toplam Mesafe: 40 km

GPS Verisi: Gps cihazınıza yükleyeceğiniz dosyayı buradan indirebilirsiniz.

Harita Bilgisi:



Benzer Yazılılar:



Instagram

Gps Destekli Cihazlar İçin Güneş Patlama Durumu